ZİYA UZUN VEFAT ETTİ

 1931       2015  

(   Ziya Uzunun vefatı nedeniyle  )

     Kastamonu ili Abana ilçesi akçam köyüne bağlı  Misalim köyü mahallesinden Ziya Uzun  07.06. 2015 tarihide istanbulda vefat etti. 07.06. 2015 tarihinde abanaya bağlı Ziratlar camisinde kılınan öğlen namazını  mütakip kılınan cenaze namazından sonra misalim köyündeki mahalle  mezarlığına  defnedildi.

     Ziya uzun, 1931 doğumludur. Uzunca yıllar İstanbulda çalıştı. 1965 yıllarında yurt dışına almanyaya çalışmaya gitti. Yine uzunca yıllar almanyada çalıştı, emekli olmadan Türkiyeye döndü. Yine uzunca yıllar Türkiyede yaşamını devam ettiririken  bel fıtığından ameliyat oldu. Fakat bir türlü düzelemedi. Bel fıtığından dolayı  Omirilik sinirlerinin sıkışması ve ezilmesi  sonucunda deynekle yürümeye mecbur kaldı. Buna rağmen çok pratik ve hafif canlılığı  ve yüksek azmi sayesinde yılmadan bıkmadan usanmadan yürümesini başarabildi. Toplumdan hiç kopmadı. Bu durumundan hiç şikayetçi olmadı. Adeta insan canlısı cana yakın olması güler yüzlülüğü onu cemiyetten hiç uzaklaştıramadı.  Büyük küçük  herkesi sever araya fark koymaz bu yüzden herkesde  onu severdi. Kendi  durumunu  aklına getirmeden herkesin derdini paylaşırdı. Nerede bir toplum varsa, Ziya ağabeyimiz mutlaka orada olmasını başarırıdı. Gerek yurt dışında gerekse yurt içinde yaşamı boyunca kazandığı tecrübeler, ona bir kültür birikimi kazandırmıştı. Sözü sohbeti sevilir ve dinlenirdi. Güler yüzlüydü ve karşısındakileri güldürmesini  iyi başarırdı.   Almanyada olduğu zamanlarda Ahmet Demircioğlu dayısına (babama) sıkca mektup yazar halhatır sorardı. Bende bu mektuplerı babamdan sonra okur gözden geçirirdim. O zamanlarda bizde okula gidiyorduk, güzel yazı yazmaya çalışırdık. Fakat Ziya abimizden okadar nefis yazıyla yazılmış mektuplar gelirdiki, ben hayran kalırdım. Adete bir hattat gibi güzel yazı yazardı. Bu insanlar mektep medrese görmeden bu yazıyı nerede öğrenmişler, diye merak ederdim. Sanırsınızki adeta  çok düşünülerek yazılmış metinler gibiydi. Bu yazı karakterini o dönemin yaşlıları hep kullanırlardı. Babamda aynı yazıyı kullanırdı. Babama  bu yazıyı kimden öğrendiniz diye sorardım. Bu yazıyı elden ele öğrenme şekliyle, Atatürk döneminde çıkarılan ilk alfebe harflerini öğrenenlerden ve bitişik yazı yazanlardandı. Babam bu yazı şekline mazışgül harfler derdi. Çünkü bize öğretmenimizin öğrettiği hafler ve yazı şekli böyle mazışgül harflerle yazılmıyordu. Öğretmenimiz bize bitişik dik yazı yazdırıyordu. Ziya abimizin babama yazdığı bu mektuplardaki yazıları  o zamanlar çok beğeniyordum,  Bizim yazı şeklimize ne kadar özensek de oyazılar kadar güzel olmuyordu. Ziya abi çok güzel yazılar yazardı ve belagatı çok kuvvetliydi. O dönemde yazı yazanların hepsinde mükemmel yazı yazma merakı vardı. Bu günkü gibi çok derslerle yorulmuyorlar, sadece güzel yazı yazmaya çalışıyorlardı. Bu durum onlara yazıyı daha güzel, daha güzel yazdırmaya sevkediyordu. Aslında güzel yazı yazmak bir sanattı. Bilmeden farkına varmadan bunu yapıyorlardı.

     Ziya uzun adeta bir köklüceli gibiydi. Köklüceyi severdi , köklücelilerde onu çok severlerdi. Zaten Annesi  Habibe halamız, Babamız Ahmet Demircioğlunun  büyük ablasıydı,  köklüceliydi. Ziya uzun kadar annesine düşkün bir kişi pek görülmemiştir. Annesine okadar bağlıydıki,  O kadar çok severdiki  benim gördüğüm yerleri görsün diye 1970 li yıllarda annesini Almanyaya kadar getirip o memleketleride  göstermiş, ve gezdirmişti. Tabiikide Anasıda onu ve diğer  çocuklarını çok severdi, üzerlerine titrerdi . Belkide bunun en büyük sebebi babalarını  çok küçük yaşta kaybetmeleri ve öksüz kalmaları, Anayı oğula oğuluda anaya bağlayan en büyük sebep olabilir. Çünkü bir evin direği olarak tabir edilen baba ortadan kaybolunca aile olarak ayakta kalabilmek çok kolay değildir. İşte bu yokluk onları birbirine daha fazla bağlamış bu hasrat bu sevgi ve saygı sayesinde ayakta kalabilmeyi başarmışlardı. Demekki saygı ve sevgi karşılıklı olursa, böyle güzellikler yaşamak mümkün olabiliyor. Ziya Uzun dayısı Ahmet Demircioğlunu çok sevip saydığı için bizim evimizin bir ferdi gibiydi. Onu hepimiz çok severdik. Misafirliğe gelsin diye adeta  yolunu gözlerdik. Ziya abinin hanımıda köklücelidir. Bu bakımlardan Ziya uzun abimiz adeta Köklücelilerin içinde doğmuş içinde yaşamış  bir abimizdi.  Çocukları yoluylada  köklücelilerle  akrabalıklarını devam ettirmiştir.  Ziya abimiz hastalığı dolayısıyla son bir iki yıldır çok sevdiği cemiyetten ve toplumdan kopmak zorunda kalmıştı. Her canlı gibi oda 07.06.2015 tarihide hakka yürüdü. Mekanın cennet olsun sevgili Ziya ağabeyimiz.  Bu vesileyle cenabı Allah Ziya abimize ve onun dostlarına ve yine bu vesileyle Başta Peygamberimiz (sav) olmak üzere bütün ümmeti muhammede rahmetiyle muamele eylesin. Mekanlarını  cennet eylesin.  Tüm aile efradı  iyaline ve sevenlerine allah sabır versin. Akçam köyü ve Köklüce köyü halkının ve Tüm sevenlerinin, başı sağ olsun.

                                 

 

Köklüce köyü Derneği yönetim kurulu adına 

Reşat Demircioğlu 

CATALZEYTIN

FATIH

Bugün 21

Dun 31

Haftalık 118

Ayliık 324

Toplam 129509